şehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Anne :)

Aylardır duymayı hayal ettiğim o güzel,o muhteşem kelimeyle doldu evimiz;ANNE..ANNE..ANNE..

Nihayet ve çok şükür :)

Oğlum,bu hafta başından beri güzel gözlerini gözlerime dikip gülümseyerek ''anne''demeye başladı:)))

Hemde duyabileceğiniz her tonda..

Mutluyum..Çok hemde..

O kadar mutluyum ki her anne dediğinde içimde yüzlerce kuş aynı anda havalanıyor gökyüzüne doğru..

Heyecanlanıyorum..Kalbim çarpıyor..Delice :)Biliyorum ama durum bundan ibaret..

Büyüyor oğlum..

Her gün yeni bişiler öğreniyor,bazen şaşırtıyor bizi..Geçen gün reklamlarda gördüğüm ineklere bak Akay bunlar mööö möö demiştim,üzerinde çok durmadan,öğretmeye çalışmadan..Bu sabah biz belgesel seyrederken,amerikan sığırlarını görünce tv de,oyuncaklarıyla oynamayı bırakıp mooo mooo demeye başladı :)Kuzum benim :)Unutmamış demek ki..

Köpeklere hav hav demeyide öğrendi hemencik..Hadiii diyor bide :)) hadiii vakit kaç oldu geç kaldık edasıyla söylüyor bunu:)))O kadar tatlı ki o hali..

Bugün parkta yine kız mı erkek mi diye sormuşlar babasına :) Bu soru da değişmez bi ritüel oldu bizim için.Her gören kız zannediyor oğluşumu :) O kadar da erkek erkek giydiriyoruz ama nafile :)

Şu anda salonda ne kadar koltuk varsa hepsi duvara bakıyor..Odada oturacak yerimiz kalmadı,halının üzerindeyiz tüm gün..

Hatırlarsınız koltuğa çıkma maceramızı,anlatmıştım..
Aradan bi-iki gün geçinde unutmuştu o macerada kendiliğinden bitmişti ama cuma günü nolduysa yeniden başladı..

Hemde ne başlamak..Önünü alamadığımız bir hal aldı bu durum ve çareyi koltukları ters çevirmekte bulduk..
Aniden biri gelse taşınıyoruz sanır ev o kadar dandini bir durumda..
Gülüyorum artık bende bakıp bakıp..Napayım..

Geçen hafta sonu 23 nisan vesilesiyle 3 gün tatildi.Bizde tüm tatilimizi gezerek geçirdik.Pazar günü Göksu parkına gittik göl kenarında yürüyüş yaptık,ördekleri su tospalarını sevdik,oğlum yemyeşil çimlerde oyunlar oynadı,orada top oynayan çocukların arkalarına takıldı gool gool diye bağırarak kendini takıma dahil etti :)))

Kalabalığa karıştı,çimlerde yuvarlandı,İlk defa dondurma yedi ama hiç sevmedi tadını :)

Uzun haftasonumuzda göz açıp kapayıncaya kadar geçiverdi..
Tıpkı hayatımız gibi..


Bildiğim bişi var ki oğlumla birlikte bende yeniden öğreniyorum her şeyi..
Ezber bozuyorum..
Minik sevinçlerim,anlık hüzünlerime karışıyor..

Gözlerim doluyor onu seyrederken..

Minik adamım benim..Oğlum..Ömrüm..

Yeni..Taze..Sıcak..
Elleri gibi,gözleri,saçları gibi
güzel geliyor bana hayat..
İyi geliyor bana,O'nunla yaşamak..

20 Nisan 2010 Salı

Haftasonu...

Baharın kendini iyiden iyiye göstermesiyle birlikte günlerimiz özelliklede hafta sonlarımız daha eğlenceli bi hal almaya başladı..
Cuma günü akşamüstü oğluşu parka götürdük..
Kahramanımız yemyeşil çimlerde koşturup oynadı,merakla herkesi,herşeyi inceledi,herkese bol bol gülerek mavi boncuk dağıttı,hayran sayısını arttırdı :)Salıncakta sallandı,sallanırken bi yandanda kaydıraktan kayan çocuklara bay bay yaptı :)



Mutlu oldu.Çok hemde.
O mutlu olunca bizde yüzümüzde kocaman gülümsemelerle onu seyrettik durduk..Yüzümüzdeki gülümsemelere dilimizde ki şükürler eşlik etti çoğu kez..

Dönüşte Bim'den rengarenk boya kalemleri aldık..Oğlumun ilk kalemleri..
Şimdi onlarla yapacağı resimlerin hayalini kuruyorum bakıp bakıp..




Her halinin her vaktinin ayrı bi değeri var gözümde..

An'lar..

Dakikalar bile çok mühim..

Kıymetli..

Küçük ama yeni..

Yeni ve mucizevi..

Her an bi öncekinden farklı..Büyümek denen şey bu.

Bakıp bakıp hayrete düşüyorum yeni öğrendiği herşeye..

Elinde kaşığı,tabağın içinden hayali mamaları ağzına götürüp yemesi daha doğrusu yer gibi yapışı mesela..Küçücük kaşığı ağzına götürüp mammaaa demesi sevinçle..İçinde bişi varmışta çok lezzetliymiş gibi ıh ıh diyerek ağzını şapırdatışı,kiraz dudaklarını büküp..
Oyuncu oğlum benim..

Daha bi iki gün öncesine kadar yardımımızla içine girip çıkabildiği oyuncak sepetine yardımsız istediği kadar girip oturuyor,arada düşüp uff olsada,canı yanıp ağlasada asla vazgeçmiyor:)
Azimli oğlum benim..

Uzun zamandır ayaklarında çorap tutamıyoruz..Giydirdiğimizde ilk işi çoraplarını çıkarmak oluyor :)Sayamadığım kadar çok giydirdiğim de ve artık bunu yapmaktan usandığım da ayaklarımı uzatıp üşüdüm, çoraplarını getir de ayağıma giydir diyorum,meğer sihirli kelime buymuş,her nereye sakladı ise hemen bulup geliyor iki miniş çorabı ve benim başparmağıma takıyor :)))
Akıllı oğlum benim..

Birde kavanoz,şişe ve bilumum açılıp kapanan nesnelerin kapaklarına karşı aniden gelişen bir merakı var ki tam evlere şenlik :)Eskiden elimizde ne varsa,su şişesi,kola şişesi,zeytin kutusu vs veriyorduk eline biz yemeğimizi yerken yada çayımızı içerken uzun süre oynuyordu..Şimdi birden bire ve aniden bunların bi kapağı olduğunu keşfetti ve bu keşif bizi yaktı :)ıhh ıhh ac ac diye bize getiriyor elinde ne varsa, önce açıyoruz bi iki saniyelik bi keyfin ardından bu sefer kapatın bunu mızıldanması başlıyor.Kapatıyoruz açın açıyoruz kapatın yada durun ben açıcam ben kapatıcam yönlendirmeleriyle bu böyle sürüp gidiyor ve tüm bunları istediği gibi yapmayı beceremediği içinde bu oyunun sonu muhakkak ağlamayla bitiyor..
İnatçı oğlum benim..


Gelelim cumartesiye..Tüm gün,o avm senin bu avm benim ayaklarımıza kara sular inene kadar gezdik :)) kuzuma ayakkabı aldık,dolaştık..Akşam yemeğinide dışarda yedikten sonra evimize geldiğimizde saat 21:30 du..Ve çoook yorgunduk :)



Pazar günümüz daha güzeldi..Arabamızı aldığımızdan beri almayı planladığımız oto koltuğunu aldık nihayet..Oğluşum sevdi koltuğunu..Huysuzluk etmedi,mutlu mutlu oturdu,sonrada uyuyakaldı :)) Maşallah yavruma..



Sonra ne zamandır gidemediğimiz,sevdiğimiz dostlarımızı ziyaret ettik..Önce Ş. ablalara,sonrada ani bi kararla K.lere gittik..Güzel sohbetlerimize mis gibi demli çaylar eşlik etti..Ahmet Akay gördüğü ilgiden,sevgiden son derece memnun,keyifli saatler geçirdi sevdiklerimizin arasında..

Eve geldiğimizde ahmetcik bu yoğun koşuşturmalı gezmeli günün sonunda mamasını yer yemez uyuyakaldı..Fakat beşiğine yatırdıktan kısa bi süre sonra deliler gibi ağlayarak uyandı..N'aptıysak sakinleştiremedik,nerdeyse 1 saat kucağımızda gezdirdik,sürekli ağlıyarak içini çeke çeke uykuya dalabildi..Zezede bende hem korktuk hem şaşırdık..Okuya okuya uyuttuk yavrumuzu..

Aslında anlattıklarıma dair fotograflar mevcut ama makineden yükleyemedim :) Bi ara zezeye yaptırırım inşallah..

Bizden haberler bu kadar...

Not:Fotografları ekledim :)

2 Nisan 2010 Cuma

Haftasonu

Geçen haftasonumuzu temizlik yaparak geçirdiğimiz için bu hafta sonu bolca gezmeyi planlıyorum..Tabii benim bu planımdan zezemin henüz haberi yok :))))
Olsun..Nasıl olsa eve gelince oda öğrenir :P

Bir kaç haftadır kuzum sabahları 10:30-11:00 uyanıyor...Bense rutini bozmamak adına 08:00 geçirmiyorum..Uyursam maazallah dinlenirim falan neme gerek :) Eskiden 09:00 da kalksam tüm gün kendime gelemezdim uyku böcüü olduğum için mi bilinmez, özellikle en sevdiğim şeylerdendi sabah uykusu..

Gece insanıyım ben..

Uzun kış gecelerinede,çakıryıldız yaz gecelerinede,o geceleri süsliyen güzel sohbetlerede bayılırım..

En çok meralımla,can dostumla yaparız bu sohbetleri..Bazı bazıda zezemle..
Eskiden, çocuklu bir aile olmamışken henüz(uzun değil canımm 10 yıl kadar :P)
Bazı geceler zezemle oturur sabahlardık..En sonunda o dayanamaz gözleri istem dışı kapanırdı :))
Gelecekten,yapmak istediğimiz şeylerden,gitmek istediğimiz yerlerden,almak istediğimiz minik evimizden,doğmasını istediğimiz bebişten vs vs bahseder dururduk..

O zamanlar önümüzde uzun,upuzun yıllar vardı..Yada biz öyle zannediyorduk..

Bazen olmadık bir anda olmadık bir yerde, ansızın, sessizce hüzünlenirim..

Artık eskisi kadar vaktimizin olmadığını düşündüğüm için mi,yada hayal ettiğimiz pek çok şeye kavuştuğumuz için mi bilmiyorum içimde bin bir şükrün yanında minik hüzünler,özlemler oluşur..

5 sene yaşadığımız,yaşamaya doyamadığımız şehri;
O şehirde dahada büyüyen sevgimizi,
elele verip dağ gibi dertleri küçücük yaptığımız,birbirimizden başka hiç bir şeyi dert etmediğimiz o güzel günleri düşünürüm..

Denizi ne kadar özlediğimi ..Engin maviliğinde kendimi unutmayı..
sevgiliyle seyredip hayallere dalmayı...
gailesiz yaşamayı..
...
.....
.......
Ve daha pek çok şeyi...

Biliyorum;özlemekten başka yapabileceğim bişi yok..
Ama yinede delice özlüyorum o şehri,o şehirde birbirinden başka hiç kimsesi olmıyan birbirine sevdalı o çifti..


Şimdi kalkıp bol köpüklü bi kahve yapmalı..Eve gelince uzun uzun sarılmalı sevdiğim adama..

GÜLÜMSEMELİ :)

Nede olsa yarın haftasonu..



Related Posts with Thumbnails
Powered By Blogger