Dün akşam park dönüşü babasıyla uğradıkları markette gördüğü elmaları söyleyiş biçimi :) Küçücük ağzıyla" ne gördünüz oğlum markette" diye sordukça tüm gece keyifle karışık şımarıklıkla, "Aaammaa,emmaa " diye uzata uzata anlatışı..
Bal ağızlı,kuş kanatlı kuzum benim...
Sabahları uyanır uyanmaz kaaaaayuuu diye güne başlıyan...
Ben kalkmakta acele etmezsem hadeee diye beni uyaran..
Bi şey sorduğumda/aradığımda işşteee diye kuş parmaklarıyla bulup getiren/gösteren...
Her gün yeni bi kelime öğrenen gamzeli kuzum benim..
Bu yazım üst azıların çıkmasıyla 4 gündür veda ettiğimiz huzurlu gece uykularımız,mızıltılar,tutturmalar,hiç bişiyle memnun olmamalar üzerine olabilirdi..
Ama...
Dün akşam ki aammaa /eeemaa lar kaç gündür yaşadığımız sıkıntıları aldı götürdü :))
Silindi gitti hepsi..
Nur'um..Huzur'um..Mutluluğum benim..
annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Ağustos 2010 Pazartesi
14 Haziran 2010 Pazartesi
Bu günlerde biz...
Günlerdir evde bahar temizliği var..
Hurçları açıp bir bir döktüm içindekileri balkona :P Ne var ne yok seyre dalsın komşular..Günlerdir çalışan çamaşır makinesinin sesine evde ki herhangi bi sesmişcesine alıştım..Hatta rahatsız oluyorum makine boş boş durunca..Her yeri,herşeyi şöyle bi iki tur yıkayasım,yumuşatıcılara boğasım,evin heryerini deşesim,yeni yeni işler çıkarıp kendime kıyasım var :P
Neden ve nasıl mı bu hale geldim;bilmiyorum..
Tek hatırladığım bi sabah iç sıkıntısıyla uyanıp kendimi hurçların başında, yorganların,yastıkların, nevresim ve bilumum mefruşatın içinde bulup,işi sandıkta ne var ne yoksa koklayıp koklayıp yıkayıp paklamaya kadar vardırıp,yetinmeyip gardrop tepelerinde açılmadık koli, kutu bırakmayıp 3 kocaman çöp poşetini dolduracak kadar eşyayı bi çırpıda ihtiyacı olanları verilmek üzre hazırlayıp,üstüne dağ gibi ütülenecekler,yerleştirilecekler ordusu bırakıp,üstelik mızır mızır bacaklarıma dolanan bulduğu her fırsatı meraklı meraklı yaramazlıklara ayıran Ahmed akay'la yaptım tüm bunları :)
Delilik mi..
Evet..
Pişmanmıyım..
Hayırrrr :P
Sadece bacaklarım çok ağrıyor..
Gelelim ahmed'li günlere..
Bugünlerde oğlum çok fena bi meraklı yaramazlık hallerine tutuldu..Nasılda ısrarlı,nasılda istikrarlı..İnanamazsınız..Kuzumun o sakin o kendi halinde mutlu halleri yerini afacanlığa,yaramazlığa bıraktı..
Bu aralar iki takıntısı oluştu minişimin,ilki holde kendi halinde zararsızca duran zavallı vestiyerimiz..Zavallı, çünki vestiyer vestiyer olalı böyle zulüm görmedi..Önce kapaklarına,kulplarına taktı ahmet akay,sonra günde 40 kere-evet evet en az 40 kere- elini,parmaklarını şıkıştırdığı için dolap kısmının bi bölümünü ona ayırıp kapağını hızla çarptığı zaman parmakları uf olmasın diye gelişirdiğimiz onca zihni sinir procelerine :)) onca emeğe banamısın demedi bizim oğlan..
Kulpları çıkardık,bide baktık ki bizim yavru kuş on dakikada yanlarından tutup açmayı öğrendi...
Haydi döndük yine en başa..
Kulplarını taktık,birbirlerine sıkıca bağladık,bu seferde açabildiği kadar ki kısmında minicik ellerini defalarca kıstırmayı başardı..
ipleri çıkardık,eskiden teldolapları kapamak için kullanılan yönteme benzer bi yöntemle -minik demir bi aparatla açılmasını engelledik-ama buda sonuç vermedi çünki kulplarından tutarak sarsa sarsa öyle bi güçle asılıyor ki her zaman olmasada bi iki kere onuda açmayı başardı..
geçen hafta başında kuzucuk holde yine vestiyerle cebelleşirken bi ara sesi kesildi..Gidip baktığımda gördüğüm manzara karşısında hayrete düştüm,nasıl becerdiyse üzerine terlik vs koyduğumuz kısma çıkmayı başarmış(?)askıda duran anahtarları almak için büyük bi uğraş veriyordu.Çıktığı yer oldukça yüksek ve dar,yerler fayans.
Daha sonra defalarca çıktı oraya,o çıktı biz aldık.
Neler denedik,vazgeçirmek için ı ıhh..Olmadı..
En son zezeye bana bi balta bul,oda olmadı balyoz bul, parçalıyacaamm ben bu vestiyeri diye bağrınıyordum çarşamba günü :)
Vestiyere ilgisi mi;hala tüm şiddetiyle devam ediyor..Ve zeze hala bi balta bulmuş değil :P
Gelelim ikinci takıntımıza..
Perşembe günü,saat 14 suları..Kafamı bi an-sadece bi an- çevirdiğimde gördüğüm manzara şu;
nicedir gözüne kestirip denemeler yaptığı,çeşitli yöntemler geliştirip kendini aştığı,ne vakit görsem ciğerci kedisi gibi yalana yalana baktığı vitrinin ,özellikle en tehlikeli bölümü olan cam,porselen vs lerin olduğu bölümü açmayı başarmış.. Odanın hemen bitişiğinde ki mutfaktan seslere koştuğumda,elinde ki kahve fincanını diğer elinde ki cam bardağa vurmak üzereydi..Eline ne geçtiyse,eli neye değerse hepsini yere atmış,kırılan parçaların üstünde çoşkuyla oynuyordu..
Nasıl bi güçle aldım elindekileri..Yerde ki kırılmış jilet keskinliğinde ki parçaları nasıl topladım hatırlamıyorum..
Üzerine atlayıp elindekileri almamla neye uğradığını şaşıran, oyununu bozduğum için ortalığı ayağa kaldıran ahmetciğin elinden aldığım herşey için menimm menimmm meniaamm diye ağlaması katıla katıla..Hemde sakinleşmeden..Ve akşama kadar fırsat bulduğu her anda yine,yeni,yeniden denemesi hırsla..
Sabretmek ne zor..Nasılda yakıcı oluyo bazen..
Akşama kadar gerile gerile davula dönen,bağrınan bi anne :(
Sonuç;içimde kocaman kirli bi balonmuşcasına şişen, büyüyen sıkıntım ve ben..
Böyle zamanlarada daha çok sarılıyorum oğluma..
Tüm yorgunlukları unutturan,tüm sıkıntıların üstünü yumuşacık örten,onun bi gülüşü,bi bakışı sadece..
Öyle tatlı öyle bal...Büyüyor oğlum diyorum..Değişiyor..
Kendi kendime telkinler veriyorum :)
Bu hafta o kadar çok hayırr akay hayırr dedim ki yavruma şimdi ne zaman ahmet akay nerdesin/napıyorsun/gel buraya vs desem hayaaaa(hayır) diyor bana...
Şimdiden başladı bizim karşılıklı hayırlarımız:)
Tv de en sevdiği şeylerden biri gece bahçesi..
Orada ki karakterlerden maka fakaya makamakafakamaka diyo :) bi başka karaktere ab bi deezeeei diyo :)
Ama ennn sevdiği şey nam nam..Elma kurdu nam nam..Onun başlama müziğini duymasın..çıldırıyor..Geceleri uyurken bile nam nam diyor..Tüm şarkılar nam nam ona göre:)hemen nammm nammm diye söylemeye başlıyor bi yerde bi şarkı duyunca :)
Gördüğü tüm hayvanlara-güvercinler serçelerde dahil moomoooo mooo diyo :)Ah ahh yaktın bizi şütaş reklamı..
Elimi tutmayın..Beni bırakın..üstüme gelmeyin tavırları..meraklı akıl küpü halleri..
Oğlum;canımın taaa içi...
Ve bi güzel haberde ;Ahmed akayın anneannesi ve dedesi onca çağırmalarımıza,baskılarımıza ve tamda gelmeyecekler galiba düşüncelerimize rağmen bizi şaşırtıp aniden gelmeye karar vermişler...
Nihayet :))
9 Mayıs 2010 Pazar
Layık değildim,Layık gördüler..Annen oldum yavrum;Annen oldum!..
İlk kundağın
Ben oldum, yavrum;
İlk oyuncağın
Ben oldum.
Acı nedir
Tatlı nedir bilmezdin;
Dilin damağın
Ben oldum.
Elinin ermediği,
Dilinin dönmediği
Çağlarda yavrum!
Kolun kanadın
Ben oldum,
Dilin dudağın
Ben oldum.
Belki kıskanırlar diye
Gördüklerini,
Sakladım gözlerden
Gülücüklerini...
Tülün duvağın
Ben oldum!
Artık isterlerse adımı
Söylemesinler bana...
"Onun annesi" diyorlar...
Bu yeter sevgilim,
Bu yeter bana!
Bir dediğini iki
Etmeyeyim diye
Öyle çırpındım ki...
Ve seni öyle sevdim,
Sana o kadar ısındım ki...
Usanmadım, yorulmadım, çekinmedim.
Gün oldu kırdın...
İncinmedim...
İlk oyuncağın
Ben oldum yavrum,
Son oyuncağın
Ben oldum,
Layık değildim,
Layık gördüler;
Annen oldum yavrum,
ANNEN OLDUM...
Ne zaman okusam içim yanar,hele son bölümünde ki satırlar,daha da çok hüzne batırır gözlerimi..Şükrederim,uzun uzun..Anne oluşuma..Oğlumun başıma taktığı o taca..Sonra annem gelir aklıma..
ANNEME..
Anne olunca anlamadım kıymetini;sen benim kıymetlimsin zaten anneciğim!..
Uzundu günler..Geçmezdi..
Vakit kıyamete yaklaşmamışmıydı o zamanlar bu zaman ki kadar anne?
Yazdı,sıcaktı,çocuktum ben..Usumda kalmış; koca caminin önünde ki çeşmede ellerinden su içişim..Bir suya, bir sana bakardım,gözlerim kamaşırdı..
Bana aldığın simidin yarısıydın sen..
En onulmaz yaralarıma merhem,derdime derman,canıma candın/cansın..
Sordun ya bana geçen gün hatırlıyor musun diye"hani bisikletinle birlikte top sahasına giderdik,oynardın orada saatlerce"
Hatırlıyorum anne;kırmızı pabuçlarımıda,bisikletimin selesine koyduğum finger bisküvileride,kirazlı hasır şapkamıda..Hepsini hatırlıyorum senli günlerimin..Dün gibi hemde..
Okuldan eve geldiğimde sekenin altına sakladığın kurabiyeleri..
Ben seviyorum diye yaptığın yemekleri..
İlmek ilmek sevgiyle ördüğün kazakları..
Avucuma koyduğun paraları..
Pazardan aldığın turfanda domates,salatalıkları;seviyorum diye..
Aldığın kitapları,kırtasiyeye uğrayıp..
Daha neleri, neleri hatırlıyorum..
Sevgini en çok..Emeğini..
Annem..Yarın telefonda kutlayacağım yine anneler gününü..
Eskiden erkenden kalkar sana aldığım hediyeyi güzelleştirmek amacıyla nasılda süslerdim..
Çiçek toplardım çeşit çeşit..sen en çok hangi çiçeği severdin aralarında?unuttum..
En sevdiğin fıstıklı şekerlerden alırdım..
SONRA KOCAMAN ÖPEREK ANNELER GÜNÜNÜ KUTLARDIM..
Ne gerek var hediyeye,düşünmeniz yeter derdin her seferinde..
Bense,seni mutlu ettiğim için rüzgarlarla yarışırdım..
Kaç yıl geçti anneciğim;kaç yıl?üstünden..
Özledim seni annem..Özledim..Seni..
Ben oldum, yavrum;
İlk oyuncağın
Ben oldum.
Acı nedir
Tatlı nedir bilmezdin;
Dilin damağın
Ben oldum.
Elinin ermediği,
Dilinin dönmediği
Çağlarda yavrum!
Kolun kanadın
Ben oldum,
Dilin dudağın
Ben oldum.
Belki kıskanırlar diye
Gördüklerini,
Sakladım gözlerden
Gülücüklerini...
Tülün duvağın
Ben oldum!
Artık isterlerse adımı
Söylemesinler bana...
"Onun annesi" diyorlar...
Bu yeter sevgilim,
Bu yeter bana!
Bir dediğini iki
Etmeyeyim diye
Öyle çırpındım ki...
Ve seni öyle sevdim,
Sana o kadar ısındım ki...
Usanmadım, yorulmadım, çekinmedim.
Gün oldu kırdın...
İncinmedim...
İlk oyuncağın
Ben oldum yavrum,
Son oyuncağın
Ben oldum,
Layık değildim,
Layık gördüler;
Annen oldum yavrum,
ANNEN OLDUM...
Ne zaman okusam içim yanar,hele son bölümünde ki satırlar,daha da çok hüzne batırır gözlerimi..Şükrederim,uzun uzun..Anne oluşuma..Oğlumun başıma taktığı o taca..Sonra annem gelir aklıma..
ANNEME..
Anne olunca anlamadım kıymetini;sen benim kıymetlimsin zaten anneciğim!..
Uzundu günler..Geçmezdi..
Vakit kıyamete yaklaşmamışmıydı o zamanlar bu zaman ki kadar anne?
Yazdı,sıcaktı,çocuktum ben..Usumda kalmış; koca caminin önünde ki çeşmede ellerinden su içişim..Bir suya, bir sana bakardım,gözlerim kamaşırdı..
Bana aldığın simidin yarısıydın sen..
En onulmaz yaralarıma merhem,derdime derman,canıma candın/cansın..
Sordun ya bana geçen gün hatırlıyor musun diye"hani bisikletinle birlikte top sahasına giderdik,oynardın orada saatlerce"
Hatırlıyorum anne;kırmızı pabuçlarımıda,bisikletimin selesine koyduğum finger bisküvileride,kirazlı hasır şapkamıda..Hepsini hatırlıyorum senli günlerimin..Dün gibi hemde..
Okuldan eve geldiğimde sekenin altına sakladığın kurabiyeleri..
Ben seviyorum diye yaptığın yemekleri..
İlmek ilmek sevgiyle ördüğün kazakları..
Avucuma koyduğun paraları..
Pazardan aldığın turfanda domates,salatalıkları;seviyorum diye..
Aldığın kitapları,kırtasiyeye uğrayıp..
Daha neleri, neleri hatırlıyorum..
Sevgini en çok..Emeğini..
Annem..Yarın telefonda kutlayacağım yine anneler gününü..
Eskiden erkenden kalkar sana aldığım hediyeyi güzelleştirmek amacıyla nasılda süslerdim..
Çiçek toplardım çeşit çeşit..sen en çok hangi çiçeği severdin aralarında?unuttum..
En sevdiğin fıstıklı şekerlerden alırdım..
SONRA KOCAMAN ÖPEREK ANNELER GÜNÜNÜ KUTLARDIM..
Ne gerek var hediyeye,düşünmeniz yeter derdin her seferinde..
Bense,seni mutlu ettiğim için rüzgarlarla yarışırdım..
Kaç yıl geçti anneciğim;kaç yıl?üstünden..
Özledim seni annem..Özledim..Seni..
Etiketler:
anılarım,
anne şiiri,
Anneler günü,
annelik,
memleketim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
