6 Nisan 2010 Salı

Hastayım


Uzun zamandır böyle hasta olmamıştım..Ne tat alabiliyorum yediklerimden,nede herhangi bir koku duyuyorum..
Tat duygum yok oldu,yıllar yıllar önce bi kere daha böyle olmuştum;ne yersem yiyeyim hiç birinin tadını alamıyordum..
Diğer belirtiler boğaz enfeksiyonuyla,sinüzitle vs aynı..


Hele oğlumun misten öte kokusunu duyamamak en kötüsü..Kuzumun üstten ve alttan birer dişi çıkmak üzre olduğu halde hiç huysuzlu yok çok şükür..

Bıgı bıgı gıbık gıbık dıgı dıgı diye gezinip duruyordu yavrum dün,ben gözlerimi sabit bi noktaya dikmiş öylece dururken :))
Ah ah diye (bu al al demek bebisçe)elime oyuncak arabalar,legolar verip durdu beni mutlu etmek için:)
Aç olduğumu anlamış gibi ağzıma hayali mamalar koydu :) Zaman zaman fazla ısrarcı olsada,yemek istemediğim zaman gözlerini kısıp ahh ahh diye bağırsada,doyurdu beni kuzum :)

Deddeeee,babbbaaa,nennneeee,gıbık gıbık,bıgı bıgı, en favori kelimeleri ama anne yok içlerinde görüldüğü üzre...Ben ısrarla an-ne de oğlum dedikçe o japon gözlerini iyice kısıp büyük bir ciddiyetle nennn-ne diyor :)

Bugünlerde;hadi oğlum yat artık dediğimizde başını yastığa koyup nenne demesini,oyuncak telefonun ahizenini kulağına değilde boynuyla kulağı arasına sıkıştırıp en kalın sesiyle adooo demesini:)lego kutusunun kapağını açtırmayı(zira her sabah gözünü açar açmaz kocaman lego arabasını kucaklayıp yanıma getiriyor açmam için)benim açtığım kapağı çevirerek kapamayı ve legolarını birbirine takmayı öğrendi..Maşallah kuzuma..13.ayımız haftaya bitiyor..Daha 13.aylık oluşuna alışamadan 14.ayımıza geldik bile :)

Akşamüstü babasının geldiği saatte zil çaldığında önce elindeki oyuncak neyse onu bi kenara fırlatıyor,sonra ellerini yukarı kaldırıp bana koşuyor,(beni hemen kucağına al hareketi bunun adı :)))bi yandanda onu almadan çıkarsam diye var gücüyle ağlıyor...
Sonra beraber otomata basıyoruz,el çırparak çığlıklar atarak babasına atlıyor..
Adamcağızın ne ellerini yıkamaya,ne üzerini değiştirmeye,nede başka herhangi bir şey yapmasına izin var :)Çığlık kıyamet başında bekliyoruz tüm bunları yaparken :))Sonrada kolay mı ahmetciği odada bırakıp bi yere çıkmak :))

Zavallı zeze...Nasıl oldu,ne ara bu raddeye geldi aralarında ki bu ilişki hiç bilemiyorum..

Tek bildiğim bana ısrarla nenne,babasına ise 7 aydır babbaaaa babbaaa diye seslenen ve ona olan aşkı her geçen gün artan bir oğluşum olduğu...

İyi ki var..İyi ki...

Dünden beri sarılmadım oğluma...Nasıl özledim yanımdayken bile..

Meğer ona sarılmakmış benim tüm mesaim..

En sevdiğim şeymiş küçük ellerini ellerime hapsetmek...

Rabbimden şifa,sizlerden dua istiyorum sadece...

2 Nisan 2010 Cuma

Haftasonu

Geçen haftasonumuzu temizlik yaparak geçirdiğimiz için bu hafta sonu bolca gezmeyi planlıyorum..Tabii benim bu planımdan zezemin henüz haberi yok :))))
Olsun..Nasıl olsa eve gelince oda öğrenir :P

Bir kaç haftadır kuzum sabahları 10:30-11:00 uyanıyor...Bense rutini bozmamak adına 08:00 geçirmiyorum..Uyursam maazallah dinlenirim falan neme gerek :) Eskiden 09:00 da kalksam tüm gün kendime gelemezdim uyku böcüü olduğum için mi bilinmez, özellikle en sevdiğim şeylerdendi sabah uykusu..

Gece insanıyım ben..

Uzun kış gecelerinede,çakıryıldız yaz gecelerinede,o geceleri süsliyen güzel sohbetlerede bayılırım..

En çok meralımla,can dostumla yaparız bu sohbetleri..Bazı bazıda zezemle..
Eskiden, çocuklu bir aile olmamışken henüz(uzun değil canımm 10 yıl kadar :P)
Bazı geceler zezemle oturur sabahlardık..En sonunda o dayanamaz gözleri istem dışı kapanırdı :))
Gelecekten,yapmak istediğimiz şeylerden,gitmek istediğimiz yerlerden,almak istediğimiz minik evimizden,doğmasını istediğimiz bebişten vs vs bahseder dururduk..

O zamanlar önümüzde uzun,upuzun yıllar vardı..Yada biz öyle zannediyorduk..

Bazen olmadık bir anda olmadık bir yerde, ansızın, sessizce hüzünlenirim..

Artık eskisi kadar vaktimizin olmadığını düşündüğüm için mi,yada hayal ettiğimiz pek çok şeye kavuştuğumuz için mi bilmiyorum içimde bin bir şükrün yanında minik hüzünler,özlemler oluşur..

5 sene yaşadığımız,yaşamaya doyamadığımız şehri;
O şehirde dahada büyüyen sevgimizi,
elele verip dağ gibi dertleri küçücük yaptığımız,birbirimizden başka hiç bir şeyi dert etmediğimiz o güzel günleri düşünürüm..

Denizi ne kadar özlediğimi ..Engin maviliğinde kendimi unutmayı..
sevgiliyle seyredip hayallere dalmayı...
gailesiz yaşamayı..
...
.....
.......
Ve daha pek çok şeyi...

Biliyorum;özlemekten başka yapabileceğim bişi yok..
Ama yinede delice özlüyorum o şehri,o şehirde birbirinden başka hiç kimsesi olmıyan birbirine sevdalı o çifti..


Şimdi kalkıp bol köpüklü bi kahve yapmalı..Eve gelince uzun uzun sarılmalı sevdiğim adama..

GÜLÜMSEMELİ :)

Nede olsa yarın haftasonu..



1 Nisan 2010 Perşembe

yalnızlık

Her zaman ki gibi ufak çaplı bi temizlik,2 makina çamaşır,az biraz internet,çokça Ahmet Akay derken günün yarısı geçti bile..
Neler neler yapmak istiyorum oysa..Okumak bolca..Düşünmek okuduklarımın üstüne..Hayal kurmak sonra..Kurduğum hayalle mutlu olmak..Değişmek istiyorum yine..Yenilenmek..Kurtulmak bir bir yüklerden..Hafiflemek..
Yemyeşil,kocaman avlusu olan bir evim olmalı..
İçinde kocaman bir ıhlamur ağacı olan..Dallarında iki kumru..Sesleri rüzgara karışan..
..Akşamüstünün; sıcağı,sarıyı yeşil bir tülle örter gibi sarıp sarmalaması..
Serin sularla yıkarken avluyu ürperen ayaklarım..
Serin,yeşil,kocaman avluda;
toprağın,hanımelinin,akşamsefasının,hüsnüyusufun,hercai menekşenin,sümbülün insanın içine işleyen kokusuna,sevdiklerimle yediğim yemeklerin, içilen türk kahvesinin,mis gibi demli çayların tadı karışmalı..

......
Az sonra kumrum uyanır,uyanır yüzüme bakar en taze haliyle..
Uyanır içimin gülen yüzü,gülümseyerek minicik elleriyle dokunur..
O dokununca iyileşir en onulmaz yaralarım..
Dinginleşir ruhum...
Unuturum yalnızlığımı,ıssızlığımı..








Yorgun,telaşeli iki gün geçti gitti...
Bu sabah erkenden uğurladım misafirlerimizi..Ahmet Akay uyanınca nolucak bakalım,hemen Enes abisini arayacak nerde diye..Ih ıh diye dolaşacak odada..Camdan bakacak bir müddet..Sonra gözlerini gözlerime dikip mahzunlaşacak :( Kuzum benim..

Babaannesi gittiğinde yaşadığı ve bize yaşattığı hüzün geliyor aklıma..Küçük kuzum günlerce nennee diye ağlamıştı arkasından..
Tüm çocuklar gibi ilgiyi,sevgiyi,sevildiğini çok iyi anlıyor benim oğlumda..
Hele çocuklara;kendinden bir-iki yaş büyüklere ve yaşıtı olan bebeklere bayılıyor...Hiç bize çekmemiş çokta sosyal bir kişilik kendisi :))

2 gün boyunca bebiss bebiss diye dolaştı Enes'in arkasından :))Bizi gülme krizlerini soktu :))Bol bol oyunlar oynayıp eğlendiler..O küçücük haliyle oyunlar oynamasına,koşmasına, kıkır kıkır gülmesine,hergün bişiler öğrenmesine doyamadık..Maşallah kuzuma..
Enes;Ahmet Akay'ı sevip korudu, zarar vermeden oynamayı öğrendi.. 5 yaşında,çok yaramaz,durduğu yerde1 saniye bile geçiremiyen bir çocuk olmasına rağmen çokta uyumluydu maşallah..
Onlar kendi hallerinde oynarlarken, ben bakıp bakıp hayret ettim,küçücük oğlum büyümüşte oyunlar oynuyor diye...

2 gün boyunca haberlerde yine iyi şeyler yoktu..Can yakan, insanın içini kavuran acılar yaşandı..Rusyada onca insan öldü..
Memleketimde yine küçücük kuzular babasız kaldı :( Tüm bunlar için yapabildiğim tek şey dua etmek..Sabır dilemek..
NE YAZIK Kİ BAŞKA BİŞİ GELMİYOR ELİMDEN..


28 Mart 2010 Pazar

temizlik..

Böylesi güzel bir havada,bahar gelmiş çiçekler açmışken,börtü böcek çoluk çocuk herkes dışardayken tüm gününü deli gibi temizlik yaparak geçiren biri ne hissederse onu hissediyorum şu anda..

Yaz gelmeden odalarımızı eski düzenimize döndürdük..Tüm dolaplar,eşyalar tek tek elden geçti..Oğluşun küçülenleri bi kenara ayrıldı ama ayrılmadan önce sevildi hepsi,bakıp bakıp hayret edildi, geçen günlere şaşırıldı..Öpüp koklandı kuzumun küçük kalmış cicileri..

Bu arada kendimizi acilen temizliğe vurmamızın sebebi;aniden bi kaç günlüğüne bize gelmeye karar veren eşimin erkek kardeşi ve ailesi.

Tüm gün çalıştık ama daha bitmedi yapılacak işler..Kuvvetle muhtemel hava yarında çok güzel olucak :( Ve biz yarında tüm gün temizlik yapıcaz :(

25 Mart 2010 Perşembe

Diş

Ahmet akay uyudu nihayet..direndi,direndi en sonunda teslim oldu uykuya :)
üstte 3 altta 3 dişi var oğluşumun, dün baktım üstten bi diş daha geliyor..Bu yüzden olsa gerek huzursuzlanıyor ara ara..
İki geceden beri ayağımda sallıyarak uyutabiliyorum,oysa emerek rahatça uyuyordu :(
Geceleri pek fazla sallamadığım için oyun oynuyoruz sanıyor çığlık atarak dönüyor,ayaklarını havaya kaldıp atıyor :)kıpır kıpır uyuması yarım saati buluyor böyle olunca..
Oğlum büyüyor..
Günlerim kuzumun büyümesini izlemek,mis gıdısına,boynuna gömülmek,
doyumsuz kokusunu doya doya içime çekerek öpmek,öpmek,öpmek ve ona her gün yeniden aşık olmakla geçiyor...
Artık birlikte daha çok şey yapıyoruz..
Babasının geldiğini haber veren kapı zilini duyduğunda baab baaaaa diye çığlık atarak kapıya koşuyor :)babası ellerini yıkayıp üzerini değişinceye kadar ahmedi kucağımda zaptetmek ne mümkün :))
bab baa ded dee gegi gaga mamm ma memm mee bunlar ilk öğrendiği kelimeler..
babannesi geldiğinde nene demeyi öğrendi,ara ara ağzından anne de çıkıyor ama bilinçli değil.
Susadığı zaman biberonunada,emmek istediği zamanda mem mem me me diyor,hangisini istediğini deneme yanılma yöntemiyle buluyoruz çoğu kez :)
Geçen gün can dostuma dertleniyordum neden anne demiyor sanırım beni bakıcısı sanıyor diye :)))))
Bu günlerde ''bittiii'' demeyi öğrendi,öyle tatlı söylüyor ki küçücük ağzını yiyesim geliyor..
bu postta oğluşumun bittiiisiyle bitsin...

13 Mart 2010 Cumartesi

13.ay



Bugün 13 aylık oldun oğlum..Zaman nasılda geçiyor...


seni seviyorum..

sadece seviyorum..

...
....
Related Posts with Thumbnails
Powered By Blogger