Biten koskoca 9 günlük tatil olsa neyse..Onun üstünden de kaç gün geçti :p Üşengeçlikle aymazlık arası garip bi haldeyim..Hiç bi şeye vakit bulamıyorum,bulsam da yapamıyorum..
Anlatılmayı bekliyen ne çok şey var aslında..Oğlumun hızla artan kelimeleri mesela..
Koskoca bi bayram tatili..Babanne-dede,baba memleketinde geçirilen..
Önce bayramdan başlamalı..Çok özlediğimiz ama ucundan azıcık bakıp,içine çok karışamadan köye geçtiğimiz,özlemimizi dindiremediğimiz konya..Efsunlu şehir..
Arefeden bi gün önce cumartesi günü çıktık yola..Güzel,keyifli bi yolculuğun ardından ufak bi şehir turu,olmazsa olmaz etli ekmek molası,sonra koşa koşa gidilen mevlana..Mevlana hz.bahçesinde oyunlar oynayan bi oğul..Adı Ahmet Akay ..Sarı kumral saçları güneşte pırıl pırıl parlayan..Babasının eli elinde..Gözleri gözlerinde..Sevincinden yavru kuşlar gibi şakıyor..
Benimse ellerim duada..Kalbim..Gözlerim..Tüm azalarım...
Orada o sıcak o güzel güneşli günde,o bahçede,gözüm iki kişiye takılı..Kalbim şükürde..
Karanlığa kalmadan ulaşmalı köye diye erkenden ayrılıyoruz oradan..Ahmetciğin fotograflarını çekiyoruz bahçede koşuştururken ne yakalayabildiysek ..
Sonra kalabalık bi ailede sevgi seline kapılıyor ahmed Akay..Babaannesi,dedesi,halaları, amcaları, yengeleri, kuzenleri herkes çağıl çağıl seviyor kuzumu..
Rahim abisiyle kutu kutu pense oynamayı öğrendi ilk günde..Sonra bisküvi yemeyi,büşüüdiye diye hemde..Minicik eli sobadan yandığında tüm gece acıyooo acıyooo diye ciğerime korlar düşürdü..Eline verdiğimiz buz gibi su şişesiyle uyuyakaldı minicik iki parmağında ouflarla..Tüm gece ouuf acıyooo diye ağladı..
Kolonya şişesine,çay bardaklarına,meyvelerle,fndık fıstığa dadandı tüm bayram..Nerde bi bardak görse baadakk baadaak diye ağladı..
Arefeyi bahçede oynayarak geçirdi..Tırnaklarının içi simsiyah olana dek hemde..
Üürüüü üüü leri,ördekleri,miyaaaları çok sevdi..
Söylediğimiz herşeyi tekrarladı kendince..tokaya goçça demek dışında diğerlerinin telaffuzunda gayet başarılıydı :) Algıları,farkındalıkları,seçimleri,istekleri arttı..21 aylık bebeğim benim..
Dil gelişimi son bir ayda hızla arttı..Aklıma gelenler;
Amca demeyi,kutu kutu pense demeyi-guti guti peense-
bisküviye büşüdemeyi,baadak,buucu,ayşe,istiyo,demeyi..Saçlarına saçiim,kaşlarına kaşiim,burnuna buu, ağzına ağzııı,demeyi,aç/açtı/açıın demeyi...
Namnamın,pepenin ve paytağın dışında bu aralar sevdiği çizgi filmlerden olan artura da artuuu demeyi öğrendi benim küçük kuşum..
Ellerini parmaklarını,ayaklarını uzun zamandır biliyordu şimdi onlara ek olarak bacaaa diyor mesela..Yada tırnaa :))Sürekli eşofmanını sıyırıp anne bacaaaa diyo bana gün içinde :))bacaaa,koluuu,aaç(ağaç),çiçek,fil,at,baloon,davo(davul)çoyaa(çorap)meya(meral)ayyaa(ayran)Aklıma ilk geliverenler..Maşallah kuzuma...
Ben;kitap okuyalım mı ne dersin dediğimde okuuu diye bağırmanı seviyorum en çok..Namaz kılarken benle beraber kılmaya çalışmanı,kuş ellerini açıp duaya durmanı,bıcır bıcır içinden duaca konuşmanı seviyorum..
Gocca goccaaa (kucak)diyerek kucağıma gelmeni,ellerini ellerimin üstüne koyarak amin demeyi beklemeni seviyorum..Birlikte Kur'an okumayı seviyorum....Yeni yeni tanıştığın ve incelemeye doyamadığın sayfaların üzerinde gezdirmeni ellerini,minicik parmaklarını..100 kez anne anne anne demeni ,ama ennn çok anneeciiiii(annecim) demeni seviyorum....Seni..senli olanı..Senle olanı..Sana ait olanı..
Hasılı seni seviyorum ben..
28 Kasım 2010 Pazar
25 Ekim 2010 Pazartesi
Gecikmişlik...
Gecikmiş bi yazı bu..
Hevesle beklenen bi bayram arefesini,-Ramazan bayramı arefesi tabi ki-yola çıkış hazırlıklarımızı,arabamızla çıktığımız ilk uzun yolumuzu,yolları,küçük molalarımızı,kavuşmaları,sevinçleri,Bayramı ve hemen ertesinde devam eden 3 haftalık yıllık iznimizi,çıkan köpek dişlerimizi,oğlumun 20 aylık oluşunu ve nicesini anlatmalıydım uzun uzun..
Ama..Ben kelimeleri bulamadığım için değil,içimden gelmediği içinde değil,sebebsiz öylesine bi durgunla bekledim yazmayı..Anlatmayı..Günlerdir..
Üstelik,tüm bunları anlatmayı beklerken,kışta çalıverdi kapımızı..
Biz sonbaharı bekliyorduk aslında diyemedik..Ve Ankara'nın pastırma yazını..
Ankara'ya yağmur yağdı günlerce...Biz,camdan sokağımızı seyrettik oğlumla..Okula giden çocukları..İnsanları..
Birden ve aniden kesilen sokak gezmelerimizin,park sefalarımızın ,gittiğimiz onca yerin tatlı hatırası kaldı kuzumun küçücük kalbinde..
KUMRUM benim..
İçimde biriken onca şey var sana ait..Hep seninle ilgili..Oğlum benim..
Benim küçük,güzel kumrum..
Ne sevdin anneninde koşup oynadığı, zamanı unutup, çam fıstığı toplamaya daldığı çamlıkta tavukları kovalamayı..O günler geldiğinde aklına küçük kuş ağzını büküp üüü üüüü diye horozları taklid etmeye başlaman yokmu..
Kediler var birde..Peşlerinden hiç ayrılmak istemediğin.Şimdi gördüğün her hayvana yakıştırdığın isim miyaaaa..Önceleri hepsi moo mooo idi..Değişti..
Toprakla temas etmek,bir sürü tavuk,kedi,hatta sincap:) görmek,onca ilgi,sevgi,değişik insanlar..Çocuklar..Şaşırttı seni..
Burada ki izole hayattan sonra ne güzel geldi sana o günler..
Kapıyı açtığında ulaşabileceğin bi bahçe ...
Salata için bahçeden koparabildiğin mis kokulu domatesler,biberler,salatalıklar,maydanozlar,naneler..
Dalından koparıp yediğin mis kokulu narlar..
Akşam oldumu açılan akşamsefaları..
Yaza veda eden bahçe çiçekleri..
İnsanın içine içine işleyen bi hüzün bırakıyor sonrasında..
Aklına geliyor aniden;mutfakta,salata yaparken..Domatese benzemez domatesi,maydanoza benzemez maydanozu doğrarken,ansızın ve aniden yakalıyor kalbini bi hüzün..Dışarda akşam ezanı okunurken tamda..
Bize lazım olan küçücük bi bahçe diyorsun o anda sessizce...
Sonra...
Sonrası bi yağmur..İnce ince..
Sonra...
Sonrası bi hüzün adı gurbet olan..
Sonra..
Sonrası bi yangın sinsice kalbine üflenen..
Sonra...
Sonrası yok...
.
Hevesle beklenen bi bayram arefesini,-Ramazan bayramı arefesi tabi ki-yola çıkış hazırlıklarımızı,arabamızla çıktığımız ilk uzun yolumuzu,yolları,küçük molalarımızı,kavuşmaları,sevinçleri,Bayramı ve hemen ertesinde devam eden 3 haftalık yıllık iznimizi,çıkan köpek dişlerimizi,oğlumun 20 aylık oluşunu ve nicesini anlatmalıydım uzun uzun..
Ama..Ben kelimeleri bulamadığım için değil,içimden gelmediği içinde değil,sebebsiz öylesine bi durgunla bekledim yazmayı..Anlatmayı..Günlerdir..
Üstelik,tüm bunları anlatmayı beklerken,kışta çalıverdi kapımızı..
Biz sonbaharı bekliyorduk aslında diyemedik..Ve Ankara'nın pastırma yazını..
Ankara'ya yağmur yağdı günlerce...Biz,camdan sokağımızı seyrettik oğlumla..Okula giden çocukları..İnsanları..
Birden ve aniden kesilen sokak gezmelerimizin,park sefalarımızın ,gittiğimiz onca yerin tatlı hatırası kaldı kuzumun küçücük kalbinde..
KUMRUM benim..
İçimde biriken onca şey var sana ait..Hep seninle ilgili..Oğlum benim..
Benim küçük,güzel kumrum..
Ne sevdin anneninde koşup oynadığı, zamanı unutup, çam fıstığı toplamaya daldığı çamlıkta tavukları kovalamayı..O günler geldiğinde aklına küçük kuş ağzını büküp üüü üüüü diye horozları taklid etmeye başlaman yokmu..
Kediler var birde..Peşlerinden hiç ayrılmak istemediğin.Şimdi gördüğün her hayvana yakıştırdığın isim miyaaaa..Önceleri hepsi moo mooo idi..Değişti..
Toprakla temas etmek,bir sürü tavuk,kedi,hatta sincap:) görmek,onca ilgi,sevgi,değişik insanlar..Çocuklar..Şaşırttı seni..
Burada ki izole hayattan sonra ne güzel geldi sana o günler..
Kapıyı açtığında ulaşabileceğin bi bahçe ...
Salata için bahçeden koparabildiğin mis kokulu domatesler,biberler,salatalıklar,maydanozlar,naneler..
Dalından koparıp yediğin mis kokulu narlar..
Akşam oldumu açılan akşamsefaları..
Yaza veda eden bahçe çiçekleri..
İnsanın içine içine işleyen bi hüzün bırakıyor sonrasında..
Aklına geliyor aniden;mutfakta,salata yaparken..Domatese benzemez domatesi,maydanoza benzemez maydanozu doğrarken,ansızın ve aniden yakalıyor kalbini bi hüzün..Dışarda akşam ezanı okunurken tamda..
Bize lazım olan küçücük bi bahçe diyorsun o anda sessizce...
Sonra...
Sonrası bi yağmur..İnce ince..
Sonra...
Sonrası bi hüzün adı gurbet olan..
Sonra..
Sonrası bi yangın sinsice kalbine üflenen..
Sonra...
Sonrası yok...
.
23 Ağustos 2010 Pazartesi
Aaa maa,Eee mmaaa :)
Dün akşam park dönüşü babasıyla uğradıkları markette gördüğü elmaları söyleyiş biçimi :) Küçücük ağzıyla" ne gördünüz oğlum markette" diye sordukça tüm gece keyifle karışık şımarıklıkla, "Aaammaa,emmaa " diye uzata uzata anlatışı..
Bal ağızlı,kuş kanatlı kuzum benim...
Sabahları uyanır uyanmaz kaaaaayuuu diye güne başlıyan...
Ben kalkmakta acele etmezsem hadeee diye beni uyaran..
Bi şey sorduğumda/aradığımda işşteee diye kuş parmaklarıyla bulup getiren/gösteren...
Her gün yeni bi kelime öğrenen gamzeli kuzum benim..
Bu yazım üst azıların çıkmasıyla 4 gündür veda ettiğimiz huzurlu gece uykularımız,mızıltılar,tutturmalar,hiç bişiyle memnun olmamalar üzerine olabilirdi..
Ama...
Dün akşam ki aammaa /eeemaa lar kaç gündür yaşadığımız sıkıntıları aldı götürdü :))
Silindi gitti hepsi..
Nur'um..Huzur'um..Mutluluğum benim..
Bal ağızlı,kuş kanatlı kuzum benim...
Sabahları uyanır uyanmaz kaaaaayuuu diye güne başlıyan...
Ben kalkmakta acele etmezsem hadeee diye beni uyaran..
Bi şey sorduğumda/aradığımda işşteee diye kuş parmaklarıyla bulup getiren/gösteren...
Her gün yeni bi kelime öğrenen gamzeli kuzum benim..
Bu yazım üst azıların çıkmasıyla 4 gündür veda ettiğimiz huzurlu gece uykularımız,mızıltılar,tutturmalar,hiç bişiyle memnun olmamalar üzerine olabilirdi..
Ama...
Dün akşam ki aammaa /eeemaa lar kaç gündür yaşadığımız sıkıntıları aldı götürdü :))
Silindi gitti hepsi..
Nur'um..Huzur'um..Mutluluğum benim..
15 Ağustos 2010 Pazar
Bayramlık :)
Oğluma bayramlık aldık bugün..
İlk bayramlığı yavrumun..Geçen sene ki bayramlarını hediye kontenjanından geçirmişti Ahmetcik :)
Bu sene büyüdü,ağabey oldu,bi kaç gün önce 18.aylık oldu kuzucuğum..Çok şükür..
Gelelim bugün yaşadıklarımıza;
Uzun süre pusetinde oturmanın verdiği sıkıntıdan olsa gerek ayakları yere değer değmez ortalığı talan etmeye koyuldu Ahmet Akay..
Bizse; bi elimizde kıyafetler bi elimizde çanta, puset vs ile durmadan bi oraya bi buraya koşan,
koşarkende eline geçen herşeyi yere atma eğilimi içinde olan Ahmedi durdurmaya
-zaman zamanda yakalamaya-çalışan,
yılmadan kıyafetleri giydirmeye çabalıyan ama pekte muvaffak olamıyan,
giydirebildikleri bi iki parça kıyafeti çıkaramadan kendini mağaza dışına atmaya çabalıyan kuzuyu son anda içeri sokup bibbb bibbb diye ötmeye başlıyacak olan hırsız alarmını son anda durduran zavallı anne-baba ikilisi olarak oldukça yorgun ama yaşanan bunca şeye rağmen yavrusuna bayramlık alabilmeyi başarmış olmanın verdiği huzurla bi o kadarda mutluyduk :)))
Ana-baba olmak böyle bişi işte..Yorgun ama mutlu :))))
Özeti bu yaşadıklarımızın :)
Sonra..Oyuncakçıya uğradık,Oğlumun gece bahçesinde en sevdiği karakter olan makapaka oyuncaklarında indirim varmış,aldık hemen,daha görür görmez baka bakaaaaa diye bağırmaya başlıyan kuzum çok mutlu oldu..
Son yaşadığımız oyuncak krizinin ardından öğrendim ki oğlumun seçimleri,sevdikleri,sevmedikleri var..Biliyorum..
Bugünlerde Amin demeyi öğrendi oğlum..
Kur'anı Kerim,ilahi,yahut ezan duyduğunda hemen amminn diye yüzüne sürüyor minicik ellerini..
Geçen gün havuza bakıp bakıp sıuuu sıuuuu(su) dedi aniden..
Bide tv den öğrendiği abboovvv var ki hiç sormayın :)))
Gece bahçesinden gelen sayı sayma merakı,bii kiii usss dööööhh diye devam eden..Kuzum benim ...
Bu ara kitaplarını çook sever oldu maşallah,sabahları uyanır uyanmaz oggkuu diyo bana :)
Kitapta çocuklardan kız olana abbaa oğlan olana babaaa diyor :)
Tüm hayvanlar mooo mooo henuz,sanırım bi süre daha bu böyle kalacak..
Günlerimiz Ramazan neşvesiyle daha da bi güzel iftar sevinçleriyle daha da bi çoşkuyla geçiyor hamdolsun..
Rabbim herkese hayırlı neşveli Ramazanlar geçirmeyi nasip etsin inşallah..
10 Ağustos 2010 Salı
oyuncak krizi
Hafta sonumuz yine bol gezmeli geçti..
Oğluma kitaplar aldım..Bıraksalar tüm günümü orada,binlerce kitabın içinde geçirebilirim..O derece.Hep sevdim kitapları..Hep okudum,her sayfada yeni dünyalar kurdum kendime..
Acaba ; ahmed Akay da sevecek mi kitapları benim kadar?Onların büyüsüne kapılacak mı oda..Bilmiyorum..Ama çok istiyorum böyle olmasını..
Bi yanım hep bebek kalsın,koynumdan kucağımdan hiç ayrılmasın,bu minik tılsım, bu bizi birbirimize bağlıyan güç hiç kopmasın istiyorum..Anneliğim tutuyor bazen delice..
Bazende büyüyeceksin sende herkes gibi diyorum.."Zamanı gelince hiç korkma!Aç kollarını, tüm gücünle karış hayata..Uç,kimsenin kanatlarını koparmasına izin verme"
Böyle düşünceler içindeyken izliyorum oğlumu..
Büyüyor,değişiyor tıpkı bi nehir gibi..Gördüğün tanıdığın suları bi daha görememek gibi ona bakmak..
Her an ve her saniye değişen,alabildiğine hızlı akan bi nehir O..Duru,sade,hızlı,değişken..
Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz diyorum sessizce..Oyuncağından kafanı kaldırıp bi an bana bakıyorsun,sonra bi an daha..Gülüyorsun çağıl çağıl akarak..
Dün sabah erken saatler..Keyifle sana yeni aldığımız oyuncağı verdim..Önce neş'eyle baktın,evirdin çevirdin,sonra yere attın birden o çok beğenerek aldığım afili oyuncağı..Nasılda hazzetmedin ondan..Bi anda..Bi anda gelişti negatifliğin..
Sevdirmeye çalışmamda,çeşitli sesler çıkararak oynatmamda kar etmedi..
Tekerleri döndükçe içinde ki boncuklar tepesinde ki bacaya vuruyordu..Nice sonra anladım oyuncağın içinde ki o küçük boncukların büyüsüne kapıldığını..Alamadıkça hiddetin arttı..Ağladın sonra tüm gücünle..Bütünü bırakıp küçücük bi parçada kaldı hislerin..
Önce bağrıştık karşılıklı sonra başedemeyince kaldırdım göremeyeceğin bi yere..
Anladım..Algıların,detaycılığın,merakında büyüyor senle birlikte..
Tüm gün sürdü senin mızıltıların benim üzüntüm..
Akşamüstü babanı bekleyişin cam önünde..Görünce çığlık çığlığa kapıya koşuşun..Her akşam üstü aynı ritüel..Karşımızda ki veya bi alt sokakta ki parka gidişimiz..Ama senin parkları hiç sevmeyişin:)Ne salıncaktan ne kaydıraktan zerrece hazzetmeyişin..
Geçen gün durduk yere dedde ditti deyişine şaşırdık :)
Dün ilk defa sana soyduğum minik şeftali parçalarını çatalla yiyişin,arada anneyede vererek :)
Sosyalliğin..Girişkenliğin..
Sevimli bal topacı hallerin...
Ve sen bebeğim;gözümün nuru,ömrümün sürurusun benim..
Oğluma kitaplar aldım..Bıraksalar tüm günümü orada,binlerce kitabın içinde geçirebilirim..O derece.Hep sevdim kitapları..Hep okudum,her sayfada yeni dünyalar kurdum kendime..
Acaba ; ahmed Akay da sevecek mi kitapları benim kadar?Onların büyüsüne kapılacak mı oda..Bilmiyorum..Ama çok istiyorum böyle olmasını..
Bi yanım hep bebek kalsın,koynumdan kucağımdan hiç ayrılmasın,bu minik tılsım, bu bizi birbirimize bağlıyan güç hiç kopmasın istiyorum..Anneliğim tutuyor bazen delice..
Bazende büyüyeceksin sende herkes gibi diyorum.."Zamanı gelince hiç korkma!Aç kollarını, tüm gücünle karış hayata..Uç,kimsenin kanatlarını koparmasına izin verme"
Böyle düşünceler içindeyken izliyorum oğlumu..
Büyüyor,değişiyor tıpkı bi nehir gibi..Gördüğün tanıdığın suları bi daha görememek gibi ona bakmak..
Her an ve her saniye değişen,alabildiğine hızlı akan bi nehir O..Duru,sade,hızlı,değişken..
Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz diyorum sessizce..Oyuncağından kafanı kaldırıp bi an bana bakıyorsun,sonra bi an daha..Gülüyorsun çağıl çağıl akarak..
Dün sabah erken saatler..Keyifle sana yeni aldığımız oyuncağı verdim..Önce neş'eyle baktın,evirdin çevirdin,sonra yere attın birden o çok beğenerek aldığım afili oyuncağı..Nasılda hazzetmedin ondan..Bi anda..Bi anda gelişti negatifliğin..
Sevdirmeye çalışmamda,çeşitli sesler çıkararak oynatmamda kar etmedi..
Tekerleri döndükçe içinde ki boncuklar tepesinde ki bacaya vuruyordu..Nice sonra anladım oyuncağın içinde ki o küçük boncukların büyüsüne kapıldığını..Alamadıkça hiddetin arttı..Ağladın sonra tüm gücünle..Bütünü bırakıp küçücük bi parçada kaldı hislerin..
Önce bağrıştık karşılıklı sonra başedemeyince kaldırdım göremeyeceğin bi yere..
Anladım..Algıların,detaycılığın,merakında büyüyor senle birlikte..
Tüm gün sürdü senin mızıltıların benim üzüntüm..
Akşamüstü babanı bekleyişin cam önünde..Görünce çığlık çığlığa kapıya koşuşun..Her akşam üstü aynı ritüel..Karşımızda ki veya bi alt sokakta ki parka gidişimiz..Ama senin parkları hiç sevmeyişin:)Ne salıncaktan ne kaydıraktan zerrece hazzetmeyişin..
Geçen gün durduk yere dedde ditti deyişine şaşırdık :)
Dün ilk defa sana soyduğum minik şeftali parçalarını çatalla yiyişin,arada anneyede vererek :)
Sosyalliğin..Girişkenliğin..
Sevimli bal topacı hallerin...
Ve sen bebeğim;gözümün nuru,ömrümün sürurusun benim..
2 Ağustos 2010 Pazartesi
Uzun zaman sonra..
Ne çok olmuş yazmayalı..Kişisel tarihime not düşmeyeli..
En son Annemlerin geliş muştusuyla kapatmışım bloğumu ama o muştu ne yazık ki pek uzun süreli bi sevince bırakamadı yerini..
Sebebi;babamın dr kontrolünde aniden diz ameliyatı olmaya karar vermesiyle başladı..
Zor bi ameliyat..Ağrılı,acılı,sıkıntılı günler..
Annem çok yoruldu..Babamla ikisi günü güne ekleyerek beklediler Ankaradan kaçmayı..Hemde arkalarına bile bakmadan :)
Hastanede 4 gün kaldılar ama gün aşırı pansumanı vardı babamın..Eşim sağolsun,benden çok ilgilendi,didindi,koşuşturdu günlerce...
Bazı aksiliklerde oldu tüm bunları yaşarken..Durduk yerde arabamız bozuldu..Bir sürü sıkıntı yaşattı bize hastane sürecinde..Tam arabaya ihtiyacımız varken hemde..En acil zamanlarımızda..
Geldi geçti hepsi çok şükür...1 haftalığına diye niyet edip 1 ay kaldılar annemler burada.Ama oturupta iki laf edemeden geçti bir ay..
Ahmet Akay nasıl mutlu oldu Onların varlığıyla..Özellikle anneannesiyle çok güzel vakitler geçirdi..Oyunlar oynadı..Gittiklerinde nasıl mahzun oldu yavrum..Günlerce gözleri aradı durdu..
Gelelim oğluşuma..
Büyüyor Ahmet Akay..
10 gün sonra tam 18 aylık olucak inşallah..Günler su misali akıp giderken,her an her saniye değişen halleri var ahmedin..
Geçen hafta alt azı dişlerinin ikisi birden patladı..Kuzumun 9 uncu ve 10 uncu dişleride çıktı nihayet..
Bu ara evdeki tüm oyuncaklarından çoook sıkıldı..
Hiçbirini görmeye tahammül edemiyor..En sevdiklerini,bıkmadan oynadıklarını bile..
Yeni oyuncak takviyesi şart oldu..Hafta sonu bişiler baktım ama kararsız kaldım,almadım ..
Keşke alsaymışım..Tüm hafta napıcaz başbaşa onu düşünüyorum şimdi..
Dün avm de dolaşırken bebek kitaplarına baktım biraz,ne pahalı hepsi..Bir kaç sayfa kitap 20 tl!İnanılmaz bişi..Kedi miyavladı,köpek havladı tarzında bi iki cicili bicili resim hepsi o..
En kısa zamanda nt ye bi uğramalı..Belki orada vardır daha uygun bişiler..
Bu arada dün kendime iki çift ayakkabı aldım-ki rekordur benim için :)
Alışveriş işlerinden hiç hazzetmeyen türümün nadir örneklerindenim :))Bilenler bilir,nasıl basar bana o alışveriş işleri,giyim kuşam vs leri..Ama dün aldığım ayakkabıların yanına ek bide eşarp alıverdim.Hemde saniyeler içinde..Ki buda az görülen bişidir zor beğenirim genelde:P
Şimdilerde girdiğim çıktıım tüm dükkanlar akayla ilgili olanlar :)Ya oyuncakçıdayım ya bebek kıyafetlerinin başında :)Üstelik hiçte basmıyor oğlumla ilgili olunca tüm bu işler bana :)))
Oyuncakçıda ben kitaplara bakarken oğlum taa karşıdan gece bahçesinde en sevdiği karakter olan maka faka nın oyuncağını görmüş nasıl bağırıyor makabakaaa makabaka baka bakakaaaaaa diye :))) Tüm çalışanlar başımıza üşüştü ,kuzum benim :)))İlgisi,merakları gelişiyor..Algısı büyüyor gün be gün..
Şaşırtıyor beni..Uykuya hazırlık yaparken görünce maka faka yı ee ee nenni nenniii diyor..Gördüğü tüm hayvanlar moo mooo..Geçen gün 2 saat uğraştım elimde kitapla tek tek göstererek,sesleri çıkartarak anlatmaya çalıştım ama nafile..Tüm hayvanlar moomooo şimdilik :) Değiştirilemez bişi şu anda bizim için :))
Saçları uzadı,uzadıkça daha da kıvır kıvır oldu bukleleri..Nasıl kıyıpta kestiricez bilmiyorum..Sanırım daha uzun bi süre böyle kalıcak..
Suya artık memme demiyor kuzucuk ,birden ve aniden 1 ay önce su demeye başladı :)susamaya görsün suuıııııııı sıuuuuu diye inletiyor yeri göğü..Bi iki gündürde istiyorum gibi bişiler söylemeye başladı..Memme istiiy su isyiooo gibi bişiler söylüyor..
Dediğim gibi..
Kuzum büyüyor...
Yaklaşık 20-25 gündür öğle uykularımız düzene girdi..Çok şükür,ve maşallah..Tüm kış yarım saat ile 40 dk arası değişen uyku saatimiz yaz geleli 15 dk inmişti..Ve bu tahmin edersiniz ki çok yıpratıcı bişi..Tüm gün sadece 15-20 dk uyuyan ve oyun isteyen ,ilgi isteyen,meraklı,yerinde durmayan bi bebişle sinirleri git gide daha da yıpranan,hiçbişeyi yetiştiremeyen,yetiştiremedikçe üzüntüsü büyüyen kısır döngüde bi anne..
Zordu..Ama geçti çok şükür..
Şimdi evimizde yeni bi iklime hazırlanıyoruz..Ramazan iklimidir gelen..Baştacı edilen..
Ramazanı uğurlarken bayram muştusuyla birlikle arefe sevinciyle yola çıkacağız memleketime doğru..Bayramın ardından yıllık iznimiz..Biraz gezi..Biraz deniz..Sevdiklerimiz..İnşallah..İnşallah..İnşallah..
Selam ve dua ile..
En son Annemlerin geliş muştusuyla kapatmışım bloğumu ama o muştu ne yazık ki pek uzun süreli bi sevince bırakamadı yerini..
Sebebi;babamın dr kontrolünde aniden diz ameliyatı olmaya karar vermesiyle başladı..
Zor bi ameliyat..Ağrılı,acılı,sıkıntılı günler..
Annem çok yoruldu..Babamla ikisi günü güne ekleyerek beklediler Ankaradan kaçmayı..Hemde arkalarına bile bakmadan :)
Hastanede 4 gün kaldılar ama gün aşırı pansumanı vardı babamın..Eşim sağolsun,benden çok ilgilendi,didindi,koşuşturdu günlerce...
Bazı aksiliklerde oldu tüm bunları yaşarken..Durduk yerde arabamız bozuldu..Bir sürü sıkıntı yaşattı bize hastane sürecinde..Tam arabaya ihtiyacımız varken hemde..En acil zamanlarımızda..
Geldi geçti hepsi çok şükür...1 haftalığına diye niyet edip 1 ay kaldılar annemler burada.Ama oturupta iki laf edemeden geçti bir ay..
Ahmet Akay nasıl mutlu oldu Onların varlığıyla..Özellikle anneannesiyle çok güzel vakitler geçirdi..Oyunlar oynadı..Gittiklerinde nasıl mahzun oldu yavrum..Günlerce gözleri aradı durdu..
Gelelim oğluşuma..
Büyüyor Ahmet Akay..
10 gün sonra tam 18 aylık olucak inşallah..Günler su misali akıp giderken,her an her saniye değişen halleri var ahmedin..
Geçen hafta alt azı dişlerinin ikisi birden patladı..Kuzumun 9 uncu ve 10 uncu dişleride çıktı nihayet..
Bu ara evdeki tüm oyuncaklarından çoook sıkıldı..
Hiçbirini görmeye tahammül edemiyor..En sevdiklerini,bıkmadan oynadıklarını bile..
Yeni oyuncak takviyesi şart oldu..Hafta sonu bişiler baktım ama kararsız kaldım,almadım ..
Keşke alsaymışım..Tüm hafta napıcaz başbaşa onu düşünüyorum şimdi..
Dün avm de dolaşırken bebek kitaplarına baktım biraz,ne pahalı hepsi..Bir kaç sayfa kitap 20 tl!İnanılmaz bişi..Kedi miyavladı,köpek havladı tarzında bi iki cicili bicili resim hepsi o..
En kısa zamanda nt ye bi uğramalı..Belki orada vardır daha uygun bişiler..
Bu arada dün kendime iki çift ayakkabı aldım-ki rekordur benim için :)
Alışveriş işlerinden hiç hazzetmeyen türümün nadir örneklerindenim :))Bilenler bilir,nasıl basar bana o alışveriş işleri,giyim kuşam vs leri..Ama dün aldığım ayakkabıların yanına ek bide eşarp alıverdim.Hemde saniyeler içinde..Ki buda az görülen bişidir zor beğenirim genelde:P
Şimdilerde girdiğim çıktıım tüm dükkanlar akayla ilgili olanlar :)Ya oyuncakçıdayım ya bebek kıyafetlerinin başında :)Üstelik hiçte basmıyor oğlumla ilgili olunca tüm bu işler bana :)))
Oyuncakçıda ben kitaplara bakarken oğlum taa karşıdan gece bahçesinde en sevdiği karakter olan maka faka nın oyuncağını görmüş nasıl bağırıyor makabakaaa makabaka baka bakakaaaaaa diye :))) Tüm çalışanlar başımıza üşüştü ,kuzum benim :)))İlgisi,merakları gelişiyor..Algısı büyüyor gün be gün..
Şaşırtıyor beni..Uykuya hazırlık yaparken görünce maka faka yı ee ee nenni nenniii diyor..Gördüğü tüm hayvanlar moo mooo..Geçen gün 2 saat uğraştım elimde kitapla tek tek göstererek,sesleri çıkartarak anlatmaya çalıştım ama nafile..Tüm hayvanlar moomooo şimdilik :) Değiştirilemez bişi şu anda bizim için :))
Saçları uzadı,uzadıkça daha da kıvır kıvır oldu bukleleri..Nasıl kıyıpta kestiricez bilmiyorum..Sanırım daha uzun bi süre böyle kalıcak..
Suya artık memme demiyor kuzucuk ,birden ve aniden 1 ay önce su demeye başladı :)susamaya görsün suuıııııııı sıuuuuu diye inletiyor yeri göğü..Bi iki gündürde istiyorum gibi bişiler söylemeye başladı..Memme istiiy su isyiooo gibi bişiler söylüyor..
Dediğim gibi..
Kuzum büyüyor...
Yaklaşık 20-25 gündür öğle uykularımız düzene girdi..Çok şükür,ve maşallah..Tüm kış yarım saat ile 40 dk arası değişen uyku saatimiz yaz geleli 15 dk inmişti..Ve bu tahmin edersiniz ki çok yıpratıcı bişi..Tüm gün sadece 15-20 dk uyuyan ve oyun isteyen ,ilgi isteyen,meraklı,yerinde durmayan bi bebişle sinirleri git gide daha da yıpranan,hiçbişeyi yetiştiremeyen,yetiştiremedikçe üzüntüsü büyüyen kısır döngüde bi anne..
Zordu..Ama geçti çok şükür..
Şimdi evimizde yeni bi iklime hazırlanıyoruz..Ramazan iklimidir gelen..Baştacı edilen..
Ramazanı uğurlarken bayram muştusuyla birlikle arefe sevinciyle yola çıkacağız memleketime doğru..Bayramın ardından yıllık iznimiz..Biraz gezi..Biraz deniz..Sevdiklerimiz..İnşallah..İnşallah..İnşallah..
Selam ve dua ile..
14 Haziran 2010 Pazartesi
Bu günlerde biz...
Günlerdir evde bahar temizliği var..
Hurçları açıp bir bir döktüm içindekileri balkona :P Ne var ne yok seyre dalsın komşular..Günlerdir çalışan çamaşır makinesinin sesine evde ki herhangi bi sesmişcesine alıştım..Hatta rahatsız oluyorum makine boş boş durunca..Her yeri,herşeyi şöyle bi iki tur yıkayasım,yumuşatıcılara boğasım,evin heryerini deşesim,yeni yeni işler çıkarıp kendime kıyasım var :P
Neden ve nasıl mı bu hale geldim;bilmiyorum..
Tek hatırladığım bi sabah iç sıkıntısıyla uyanıp kendimi hurçların başında, yorganların,yastıkların, nevresim ve bilumum mefruşatın içinde bulup,işi sandıkta ne var ne yoksa koklayıp koklayıp yıkayıp paklamaya kadar vardırıp,yetinmeyip gardrop tepelerinde açılmadık koli, kutu bırakmayıp 3 kocaman çöp poşetini dolduracak kadar eşyayı bi çırpıda ihtiyacı olanları verilmek üzre hazırlayıp,üstüne dağ gibi ütülenecekler,yerleştirilecekler ordusu bırakıp,üstelik mızır mızır bacaklarıma dolanan bulduğu her fırsatı meraklı meraklı yaramazlıklara ayıran Ahmed akay'la yaptım tüm bunları :)
Delilik mi..
Evet..
Pişmanmıyım..
Hayırrrr :P
Sadece bacaklarım çok ağrıyor..
Gelelim ahmed'li günlere..
Bugünlerde oğlum çok fena bi meraklı yaramazlık hallerine tutuldu..Nasılda ısrarlı,nasılda istikrarlı..İnanamazsınız..Kuzumun o sakin o kendi halinde mutlu halleri yerini afacanlığa,yaramazlığa bıraktı..
Bu aralar iki takıntısı oluştu minişimin,ilki holde kendi halinde zararsızca duran zavallı vestiyerimiz..Zavallı, çünki vestiyer vestiyer olalı böyle zulüm görmedi..Önce kapaklarına,kulplarına taktı ahmet akay,sonra günde 40 kere-evet evet en az 40 kere- elini,parmaklarını şıkıştırdığı için dolap kısmının bi bölümünü ona ayırıp kapağını hızla çarptığı zaman parmakları uf olmasın diye gelişirdiğimiz onca zihni sinir procelerine :)) onca emeğe banamısın demedi bizim oğlan..
Kulpları çıkardık,bide baktık ki bizim yavru kuş on dakikada yanlarından tutup açmayı öğrendi...
Haydi döndük yine en başa..
Kulplarını taktık,birbirlerine sıkıca bağladık,bu seferde açabildiği kadar ki kısmında minicik ellerini defalarca kıstırmayı başardı..
ipleri çıkardık,eskiden teldolapları kapamak için kullanılan yönteme benzer bi yöntemle -minik demir bi aparatla açılmasını engelledik-ama buda sonuç vermedi çünki kulplarından tutarak sarsa sarsa öyle bi güçle asılıyor ki her zaman olmasada bi iki kere onuda açmayı başardı..
geçen hafta başında kuzucuk holde yine vestiyerle cebelleşirken bi ara sesi kesildi..Gidip baktığımda gördüğüm manzara karşısında hayrete düştüm,nasıl becerdiyse üzerine terlik vs koyduğumuz kısma çıkmayı başarmış(?)askıda duran anahtarları almak için büyük bi uğraş veriyordu.Çıktığı yer oldukça yüksek ve dar,yerler fayans.
Daha sonra defalarca çıktı oraya,o çıktı biz aldık.
Neler denedik,vazgeçirmek için ı ıhh..Olmadı..
En son zezeye bana bi balta bul,oda olmadı balyoz bul, parçalıyacaamm ben bu vestiyeri diye bağrınıyordum çarşamba günü :)
Vestiyere ilgisi mi;hala tüm şiddetiyle devam ediyor..Ve zeze hala bi balta bulmuş değil :P
Gelelim ikinci takıntımıza..
Perşembe günü,saat 14 suları..Kafamı bi an-sadece bi an- çevirdiğimde gördüğüm manzara şu;
nicedir gözüne kestirip denemeler yaptığı,çeşitli yöntemler geliştirip kendini aştığı,ne vakit görsem ciğerci kedisi gibi yalana yalana baktığı vitrinin ,özellikle en tehlikeli bölümü olan cam,porselen vs lerin olduğu bölümü açmayı başarmış.. Odanın hemen bitişiğinde ki mutfaktan seslere koştuğumda,elinde ki kahve fincanını diğer elinde ki cam bardağa vurmak üzereydi..Eline ne geçtiyse,eli neye değerse hepsini yere atmış,kırılan parçaların üstünde çoşkuyla oynuyordu..
Nasıl bi güçle aldım elindekileri..Yerde ki kırılmış jilet keskinliğinde ki parçaları nasıl topladım hatırlamıyorum..
Üzerine atlayıp elindekileri almamla neye uğradığını şaşıran, oyununu bozduğum için ortalığı ayağa kaldıran ahmetciğin elinden aldığım herşey için menimm menimmm meniaamm diye ağlaması katıla katıla..Hemde sakinleşmeden..Ve akşama kadar fırsat bulduğu her anda yine,yeni,yeniden denemesi hırsla..
Sabretmek ne zor..Nasılda yakıcı oluyo bazen..
Akşama kadar gerile gerile davula dönen,bağrınan bi anne :(
Sonuç;içimde kocaman kirli bi balonmuşcasına şişen, büyüyen sıkıntım ve ben..
Böyle zamanlarada daha çok sarılıyorum oğluma..
Tüm yorgunlukları unutturan,tüm sıkıntıların üstünü yumuşacık örten,onun bi gülüşü,bi bakışı sadece..
Öyle tatlı öyle bal...Büyüyor oğlum diyorum..Değişiyor..
Kendi kendime telkinler veriyorum :)
Bu hafta o kadar çok hayırr akay hayırr dedim ki yavruma şimdi ne zaman ahmet akay nerdesin/napıyorsun/gel buraya vs desem hayaaaa(hayır) diyor bana...
Şimdiden başladı bizim karşılıklı hayırlarımız:)
Tv de en sevdiği şeylerden biri gece bahçesi..
Orada ki karakterlerden maka fakaya makamakafakamaka diyo :) bi başka karaktere ab bi deezeeei diyo :)
Ama ennn sevdiği şey nam nam..Elma kurdu nam nam..Onun başlama müziğini duymasın..çıldırıyor..Geceleri uyurken bile nam nam diyor..Tüm şarkılar nam nam ona göre:)hemen nammm nammm diye söylemeye başlıyor bi yerde bi şarkı duyunca :)
Gördüğü tüm hayvanlara-güvercinler serçelerde dahil moomoooo mooo diyo :)Ah ahh yaktın bizi şütaş reklamı..
Elimi tutmayın..Beni bırakın..üstüme gelmeyin tavırları..meraklı akıl küpü halleri..
Oğlum;canımın taaa içi...
Ve bi güzel haberde ;Ahmed akayın anneannesi ve dedesi onca çağırmalarımıza,baskılarımıza ve tamda gelmeyecekler galiba düşüncelerimize rağmen bizi şaşırtıp aniden gelmeye karar vermişler...
Nihayet :))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
